reklam
GÜNCEL YEREL HABER 7,Dİ 24 SAAT GÜNCEL SİZİN SİTENİZ HOŞGELDİNİZ

Dügün Tv Aydin Çine


 

Yalan Söyleyen Nasıl Anlaşılır

Yazar fotoahmet 1 Temmuz 2016 Cuma 2 yorum

Yalan Söyleyen Nasıl Anlaşılır.

Yalan Söyleyen Erkek yada Kadın Nasıl Anlaşılır – Yalan söyleyen erkeği yada kadını yalan söyleyip söylemediğini anlamak bu yazıyı okuduktan sonra sizin için sorun olmayacak. Karşınızdaki kişinin anlattıkları doğrumu yalanmı onu anlamak için dikkat etmemiz gereken şeyler nelermiş beraber inceleyelim buyrun;
1.Tutarsızlık
Yaptıkları ile anlattığı arasında tutarsızlık var mı yok mu bakabilirsin
2.En ummadığı soruyu sor
Yalan söyleyen bir insanın mutlaka iyi ve sağlam bir hikâyesi vardır. Ve sizin ne sorabileceğinizi bilerek yanıt verirler İnternetteki web yalanlarını yakalamak için yalan söylediğiniz kişiyi iyice izleyin. En umulmadık bir anda hazır olmadıkları bir konuda bir soru yöneltin.
3- Davranışlarını değerlendir
Yalanın en önemli göstergelerinden biri davranışlardaki değişiklidir. Genel olarak heyecanlı olan biri sakinse veya sakin biri heyecanlıysa dikkat edin farklı bir şeyler oluyor demektir.
4- Duygulardaki samimiyetsizlik
Çoğu insan sahte gülümseyemez Zamanlama hatası vardır ve normal gülümsemeden çok daha uzun sürer veya diğer davranışlarla karışır. Bazen kızgın yüzle, gülümseme iç içedir. Dudaklar doğal gülümsemeden daha küçük ve daha cansızdır.
5- İçten gelen tepkilere dikkat
İnsanlar genellikle yalanlarını geçiştirirken şöyle der; ‘İçten gelen bir tepki veya kadına, erkeğe özgü bir sezgi’ ama bu doğru duyguların sapmasından başka bir şey değildir. İçgüdüler yalanların açıklamasında inandırıcı değildir.
6- Çok küçük hareketleri izle
Çok küçük hareketler mimikler ifadelerin ön açıklamasıdır. Genellikle ikinci dakikanın 25. sn civarında bir gizli duyguyu anlatır. Yani bir kişi çok çok mutlu görünüyorsa gerçekte bazı şeyler için üzülüyor olabilir. Gerçek duygusunun anlaşılmasından duyduğu korku bir an için yüzünde belirir. Gizlenen korku, mutsuzluk, kızgınlık, kıskançlık her neyse bir göz kırpması anı kadar kısa sürede yüze yansır. Bunu yakalamak büyük bir hünerdir. Yapılan araştırmalarda hemen hemen katılanların %99′u bu mikro mimikleri işaretleri göremedi fakat bu bir saatten daha kısa zamanda öğrenilebilir Mikro hareketler sebebi söylemez. Sadece gizlenen bir duygu olduğunu gösterir.
7- İnkâr etme
Yalan söyleyen kişinin hareketleri, söyledikleri, ses tonu, mimikleri birbirini tutmaz. İnkârı gösteren bazı davranışlar vardır.
8- Endişe veya tedirginlik
Karşınızdaki konuşurken gözlerinize bakamıyorsa ve bu onun her zaman ki hali değilse yalan söylediğinden şüphelenebilirsiniz. Uzağa bakıyor terliyor ve tedirgin endişeli bakıyorlarsa hiçbir şey normal değildir.
9- Çok çok fazla detaycılık
Eğer birisine ‘Nerede kaldın?’ diye sorduğunuzda karşınızdaki ‘Markete gittim ve yumurta süt şeker almam gerekiyordu ve bir köpeğe çarptığım için çok yavaş gitmek zorunda kaldım’ gibi detaylı olarak bir şeyler anlatıyorsa yalan söylediğinden şüphelenebilirsiniz. Çok fazla detay onları içinde bulundukları durumdan kurtulmak için düşünülen bütünlük içeren bir yalan olabilir.
10- Gerçeği görmemezlikten gelme
Birisine gerçeği anlatmak yalan söylemekten daha fazla kabul edilir. Herkesin bildiği bir şeyin arkasına sığınarak yalan söylenebilir. Böylece insanların kafası karışır ve söylenilenin doğru olabileceği düşünülür.
Devamını Oku...

Aşk Acısı Nasıl Geçer

Yazar fotoahmet 1 yorum

Aşk Acısı Nasıl Geçer.

Aşk acısı sözlerini daha önce sitemizde yayınlamıştık ama bu sefer Aşk Acısı çekenler için Aşk acısı nasıl geçer hakkında bilgiler vereceğiz. Aşk acısı çekenler devamlı nasıl geçecek bu aşk acısı psikolojikmi yoksa daha da kötü bir hastalıkmı diye soruyorlardı işte cevaplar;
Aşk acısı çok tehlikeli bir şey bunu 15, 24, 44, 64 diye de sınırlamak mümkün değil kaç yaşında olursak olalım insan ayrılmaya karar verirken de zorlanıyor. Kişi sevmese beraber olmak istemese de bir şekilde ilişkiyi bitirmekte zorlanıyor. Sağlıklı ayrılma süreci nasıl işler, ayrılma zamanı geldiğinde kişi ne yapmalıdır?
Ayrılık çok ciddi bir konu herkesi çok fazla etkiliyor. Ayrılığın resmi tarafı boşanma, boşanmada her iki tarafı çok etkileyen özellikle erkeği çok çok etkileyen bir durumdur. Ayrılık konuşarak olmaz. Son dönemlerde ‘ayrılığı konuşalım’ söylemi çok popüler fakat ayrılık konuşulmaz. Karşı tarafa ‘seni artık sevmiyor’ diyeceksiniz o konuşmada karşı tarafta ‘beni sevmiyorsan başkasını seviyorsun’ diyecek. Siz bu durumda ya dürüst davranıp ‘evet başkasını seviyorum’ dersiniz, alacağınız cevap; ‘eyvah! Sen bunu nasıl yaparsın?’dır. Ya da ‘artık seni karım ya da kocam gibi göremiyorum’ diyeceksiniz. Burada da dinamikler işlemeye başlar. İstenmeyen kişi zorla o evde oturamaz.
Böyle bir durumda ikinci şans talebi de devreye girebilir ve istenmeyen bir ilişkinin uzun süre devamına da sebep olabilir değil mi?
Ama olmuyor. Eğer orada sizin ruh sağlığınız, hayata bakış açınız eğer dengeli ise bunu hazmetmeyi bilmeniz gerekiyor. İnsanın en önemli özelliği vedalaşmayı bilmesidir. Yani her an, her şekilde bir durumdan insan vedalaşabilir. İşten çıkarılabilirim, ölebilirim, eşimden ayrılabilirim vedalaşmak insanlar içindir. Beş çocuğum var, şimdi ne olur gibi bahanelere sığınıp vedalaşmamak olmaz. Sizi sevmeyen bir insanla, size artık eski duygularını beslemeyen bir insanla beraber olmak sizi inanılmaz derecede deprese edecek, örseleyecektir. Herkesi seven bir başkası çıkıyor ve vardır. Ayrılıkta elbette acı çekilecek ama bu ayrılık acısı altı aydan uzun sürmez. Altı aydan sonra hala ayrılık acısı geçmediyse müdahale edersiniz.
Müdahale nedir? Psikiyatrik tedavi mi?
İlaç, psikoterapi vb. Mesela buradaki sıkıntı şudur; Ben ‘ayrılıyorum’ dedim ve çektim gittim. Siz iki de bir ‘tekrar beraber olalım mı?’ diyorsunuz. Tam ben sizi gömecekken siz iki de bire kafanızı çıkarıyorsunuz ve ben o matemi tamamlayamıyorum doğal olarak bitiremiyorum. Bu noktada siz bana zarar vermeye başlıyorsunuz. O noktada kişinin kendi disiplini devreye girmeli ve kapıları kapamalıdır.
Sevgililerin yanında çiftlerin arkadaşları da ilişkileri öldürmüyorlar.
Bazen arkadaşlar şöyle söylerler ‘aa biliyor musun ne yaptı ya da o aslında seni çok seviyor’ bütün bunlar matem döneminin uzamasına sebep olur.
O zaman içimiz de bir şey bittiyse konuşmaya gerek yok diyorsunuz.
Evet, konuşmaya gerek yoktur. Arkadaş da kalınmaz pek bu durumlarda, arkadaş kalalım, arada oturup tavla oynayalım ya da çocuğumuz için birlikte tatile gidelim gibi şeyler çocuk için de çok tehlikeli çocuk da şizofreniye dönüyor.
Bilimsel olarak ayrılık acısı gerçekten altı ay mı? Yıllar öncesinde kalmış bir ilişkinin taraflarından birinin evlendiğini ya da sevgili olduğunu duyduğunda da kişi de sinir bozukluğu olabiliyor ayrılık acısı bitmiyor mu? Bu sinir bozukluğunun sebebi nedir?
Bu benim bıraktığımı bıraktılar gibi bir şey ‘ben beğenmemiştim, nasıl beğendiler?’ gibi bir his olabilir ya da alışkanlıklarımızı da seviyoruz. Bir yaşanmışlık varsa o yaşanmışlık içinde bir bağlılıkta söz konusu, bitirdiniz ama bir sürü anı da var biriktirdiğiniz, o anılarla ilgili durumlar bir şekilde hafızaya geri çağrılıyor ama daha sonra insan onu da aşabiliyor.
Terk edilen kişi hep orada kalsın, belki bir gün dönerim gibi bir düşünce de buna sebep oluyor olabilir mi?
‘Ben bıraktım bak hala toparlanamadı, acı çekiyor’ gibi bir his de etken olabilir ve bunlar çok doğaldır. İnsanın doğasında kıskançlık var, bu kıskançlığın abartılmaması, hastalıklı bir hale dönüştürülmemesi gerekiyor.
Devamını Oku...

Evlilik Teklifi üzerine Bir Araştırma.

Yazar fotoahmet 0 yorum

Evlilik Teklifi üzerine Bir Araştırma.

Evlilik Teklifi üzerine Bir Araştırma – Evlilik teklifi üzerine yapılan bir araştır ve bu araştırmaya göre kadınların ne kadarda duygusal olduklarını gösteren bir ayrıntı;
Her kadın romantizmden hoşlanır, sevgilisinin, kocasının bunu göstermesini ister. Evlilik tekliflerinde de durum değişmiyor
3 bin kadın ve erkeğin katıldığı bir ankete göre, kadınların yüzde 26.5’i evlilik tekliflerinin daha romantik ve orijinal olmasını istemiş. Yani katılımcıların dörtte biri, eşlerinin teklifinden hiç hoşlanmamış.
Bazı kadınlarsa bunun tam tersini düşünüyor. Onlar eşlerinin tekliflerini çok abartılı bulduğunu söylüyor.
Anketi yanıtlayan erkeklerin yüzde 76’sı dizlerinin üzerine çöküp “Benimle evlenir misin?” demeyi romantik bulduğunu belirtiyor. Kadınların yarısıysa bunu gerekli görmüyor.
Hem kadınların hem de erkeklerin ezici çoğunluğu ‘mutlu haberi’ ilk olarak aileleriyle paylaşıyor. Oran yüzde 84. Sonrasında durumu dostlarına bildiriyorlar. Son bir not: Kadınların yüzde 75’i, erkeklerinse yüzde 70’e yakını, hemen ardından haberi Facebook’ta duyuruyor.
Devamını Oku...

Aşk ve iş Hayatında Mutsuzmusunuz

Yazar fotoahmet 0 yorum

Aşk ve iş Hayatında Mutsuzmusunuz.

Aşk ve iş Hayatında Mutsuzmusunuz – Hem aşk hayatınızda hemde iş hayatınızda aradığınızı bulamıyorsanız yol yakınken dönün. İşte ayrıntılar;
İş ve aşk hayatınızda mutsuzsanız yeni bir iş yeni bir aşkın vaktidir!
Aşkta
1. Her yaptığı sizi rahatsız ediyorsa.
2. Aptalca şeyler yüzünden sık sık kavga ediyorsanız.
3. Kavga etmeden iletişim kuramaz hale geldiyseniz. Kavga sırasında sürekli geçmişten bahsediyorsanız.
4. Aynı problemler yüzünden sürekli tartışıyorsanız.
5. Artık birbirinize saygı duymuyorsanız.
7. Cinsel açıdan size çekici gelmiyorsa.
8. Aşkınızın ve umudunuzun bittiğini düşünüyorsanız.
9. Hayattaki değerleriniz ve idealleriniz birbirinden farklıysa.
10. Başka kadınlarla flört ediyorsa.
11. Sürekli sizi aşağılıyor ve eleştiriyorsa.
12. Eğer sizi korkutuyorsa.
Hemen yol yakınken ayrılın.
İşte
1. Çalıştığınız iş yeri yaşadığı değişimlerden ötürü düşüş yaşıyorsa.
2. Patronunuzla ilişkiniz düzeltilmeyecek kadar kötüleştiyse.
3. İtibarınız zarar gördüyse.
4. İş arkadaşlarınızla ve patronunuzla köprüleri yaktıysanız.
5. Hayatınız değiştiyse. Evlenmek ya da bebek sahibi olmak istiyorsanız, daha çok paraya ihtiyacınız varsa ya da seyahat etmek istiyorsanız.
6. Değerleriniz çalıştığınız şirketin kültürüyle uyuşmuyorsa.
7. İşe gitmek sizin için kabus haline geldiyse.
8. Mücadele edecek gücünüz kalmadıysa.
Hemen istifanızı verin.
Devamını Oku...

Ayrılık Can Yakar mı?

Yazar fotoahmet 0 yorum

Ayrılık Can Yakar mı?

Ayrılık Can Yakar mı – Ayrılık gerçektende can yakıyormuş ve bu can yakma manevi olarak değil fiziksel olarak insana zarar vermektedir.
Bilim adamları, terk edilmenin gerçekten de fiziksel acı verdiğini ortaya koydu.
Columbia Üniversitesi’nden Psikolog Edward Smith terk edilmenin, duygusal acının yoğunluğuna göre, beyindeki fiziksel acı kanallarını tetiklediğinin anlaşıldığını açıkladı.
Yakın bir süre önce beklemedikleri bir anda terk edilen 40 gönüllü üzerinde yapılan araştırmada, eski sevgililerinin fotoğraflarını gören katılımcıların beyinleri MR cihazıyla takip edildi.
Araştırmacılar, katılımcıların fotoğraflara bakarken duydukları acının, sıcak bir kahve fincanı tutarken veya dillerini ısırdıklarında duydukları fiziksel acıyla aynı şiddette olduğunu açıkladı.
Devamını Oku...

Terk Edilmek Kalbi Gerçektende Kırıyormuş

Yazar fotoahmet 0 yorum

Terk Edilmek Kalbi Gerçektende Kırıyormuş.

Terk Edilmek Kalbi Gerçektende Kırıyormuş – Terk edilmek gerçektende insanın kalbini kırıyormuş ama bu kalp kırma manevi değil fiziksel olarak gerçekleşmektedir.
Herkes terk edilmenin acısını bilir. Sevdiğiniz ve güvendiğiniz insan çoğu zaman saçma sebeplerle bazen de ortada hiçbir neden olmadan sizi terk edip canınızı yakar. Ancak bilim adamları bu acının sadece ruhsal olmadığını savunuyor. Aşk acısı gerçekten de kalbi kötü etkiliyor.
Michigan Üniversitesi’nden araştırmacılar inceleme kapsamında 40 kadın ve 40 erkek gönüllüyü bir araya getirdi. Bu kişilerin hepsi partnerleri tarafından terk edilmişti.
Araştırma raporu Proceedings of National Academy of Sciences dergisinde yayınlandı.
Uzmanlar gönüllülere eski aşıklarının fotoğraflarını gösterdi.
Ayrıca sıcak bir küreye de dokunmaları istendi. Bu küre bir damla sıcak çikolatanın elinize döküldüğünde hissettiğiniz kadar acı hissi yaratıyordu.
Şaşırtıcı olmayan bir sonuç gönüllülerin hem fotoğraflara bakarken hem de küreyi tuttuklarında aynı derecede acı hissettiklerini söylemeleri.
Fakat ortada başka bir kanıt daha vardı. Bilim adamları her iki deney esnasında da gönüllülerin beyinlerindeki aktiviteleri inceledi. Sonuçlara göre fiziksel acı ile ruhsal acı esnasında beyinde aynı bölgelerin hareket gösterdiği tespit edildi. Yani fiziksel acıyı ve psikolojik acıyı kontrol eden bölge aynıydı.
İşte sonuçlar böyle… Elbette hayatı sadece başkalarının değil kendi mutluluğumuz üzerine de kuracağız. Ancak aldığınız kararların yoktan yere başkalarını kötü etkileyecek sonuçları varsa son adımdan önce mutlaka bir kez daha düşünün. Ve kararınız değişmese de en azından daha az kırıcı olmaya çalışabilirsiniz.
Devamını Oku...

İsminizin Baş Harfine Göre Aşk Durumunuzu Öğrenin

Yazar fotoahmet 0 yorum

İsminizin Baş Harfine Göre Aşk Durumunuzu Öğrenin.

İsminizin Baş Harfine Göre Aşk Durumunuzu Öğrenin – İsimlerin baş harfleri ile aşk analizi yapmışlar ve ilginç sonuçlar çıkmış. İşte ayrıntılar;
Aşkınız isminizden geçiyor!
İsminin baş harfine bakıp aşk analizini yapın…
Uzmanlar, kullanılan isimlerin baş harflerinin, o kişinin karakterini yansıttığını görüşünü ileri sürdüler.İsmi A harfiyle başlayanlar, flört edecek kadar sabırlı olmazken, Z ile başlayanlar samimi, hassas, duygusal ve hayalperest oluyormuş.
Baş harflerine göre şekillenen kişilikler şöyle:
“A: İlla da ilişkilerinizde romantizm diye tutturduğunuz söylenemez! Daha çok aksiyonla ilgilisiniz. Hareket lazım size, hareket. Üstelik uğraştığınız her şeyde. Flört edecek kadar sabırlı değilsiniz. Ama dobralığınıza söyleyecek hiçbir şey yok. Eşiniz çok çekici olmalı. Özellikle fiziksel yönden. Çünkü bir şehvet düşkünü olarak siz buna çok önem verirsiniz.
B: Duygusallık ve romantizm sizin özelliğiniz. Mum ışığında yemek, ay ışığında yürümek sizin için ideal. Sevgiliniz size hediye almak zorunda çünkü bu tur numaralardan hoşlanıyorsunuz. Özellikle seks konusunda iradeniz çok kuvvetli. Sevginizi ifade in ideal. Sevgiliniz size hediye almak zorunda çünkü bu tur numaralardan hoşlanıyorsunuz. Özellikle seks konusunda iradeniz çok kuvvetli. Sevginizi ifade etme kabiliyetiniz muazzam.
C: Sosyallik paçalarınızdan akıyor. Siz flörtsüz duramazsınız. Sevgiliniz yandı her an yanınızda olmak zorunda. Tamam duygulu ve duyarlısınız ama seks de önemli değil mi? Biraz bencilsiniz, ne ayıp, sankieşiniz, sevgiliniz size tapmak zorunda! Seksi sevmenize rağmen çok uzun süre hayatınızda seks olmadan yaşayabilirsiniz.
D: Kafaya takmaya görün! Onu mutlaka elde edersiniz. İmkansız olsa bile kolay kolay vazgeçmezsiniz. Yardımseverliğin bu kadarı da fazla. Popülerliğinizin kaynağı da bu. Sıfatlarınız şunlar Seksi, sadık, kıskanç ve bencil.
E: Seks sizin için zevkten daha öte bir şey! İş, stres, para, dış etkenler seks hayatınızı olumsuz yönde kolayca etkileyebiliyor. Ama her şeye rağmen asla seks duygunuzu tamamen kaybetmiyorsunuz. İhtiyacınız sürekli ilgi. Allah kolaylık versin.
F: İdeal sevgili, ideal romantik. Sevgilinizi ilahlaştırıyorsunuz. Üstelik bundan zevk alıyorsunuz. Dışarıdan gösteriş düşkünü olarak görülebilirsiniz ama içinizde sıcak ve romantik bir insan var. Umarım peşinde koştuğunuz ideal sevgiliye ulaşırsınız.
G: Sizin için söylenecek iki sözcük: Müşkülpesent ve ayrıntıcı. Biraz özentisiniz. Statüsü sizden yüksek insanlarla ilişki kurmaya bayılıyorsunuz. Ayrıca bir özelliğiniz daha var, erotizmin zirvesine nasıl ulaşabileceğinizi iyi biliyorsunuz.
H: Sürekli bir arayış içindesiniz. Üstelik ne aradığınızı da biliyorsunuz: Sizi her yönden zenginleştirecek bir partner. Onun için her şeyi yapabilirsiniz. Ama bunu yatırım gözüyle yapmanız iyi değil. İtiraf edin bazen yapıyorsunuz!
I İ: Sevilmek için yaratılmış birisiniz. Sevgilinizin size tapması için her şeyi yapabilirsiniz. Ama unuttuğunuz bir şey var her şeyi hep ondan bekliyorsunuz. Bu kadar çabuk kırılmanızın nedeni bu. Sizin için aslolan güven duygusudur. Seks ise sadece doyurulması gereken bir ihtiyaç.
J: Müthiş bir fiziksel enerjiniz var. Sevişirken hiçbir güç sizi durduramaz. Partnerinizin yorulması hariç! Sizin için karşı cinsle ilişki bir meydan okuma. Romantik olduğunuz söylenebilir ama sizi asil ilgilendiren baştan çıkarmak. İdeal aşka inanıyorsunuz. İşiniz kolay değil.
K: Ketum ve utangaçmış gibi görünüyorsunuz ama son derece şehvetli ve duyarlı bir insansınız. Ama bunu kimseye çaktırmıyorsunuz. Ticari kabiliyetlerinize maşallah. Bu işin bütün ayrıntılarına hakimsiniz. Ciddi görüntünüz insanlarda çekingenlik yaratıyor. Aldatmaktan ve aldatılmaktan nefret edersiniz.
L: Aşk, sizin için tutkuyla eşdeğer. Sevilmekten çok sevmeye önem veriyorsunuz. Birine bağlanmak sizin için çok değerli. Aşk konusunda her alanda basari garanti. Bu yüzden biraz maymun iştahlısınız. Yeni tatlar deneme potansiyeline sahipsiniz. Tuzlu mu, tatlı mı, ekşi mi? Sevgilinizin işi zor çünkü entelektüel olmak zorunda.
M: Çok duygusalsınız. Bir ilişkiye girdiğinizde tüm benliğiniz eriyip gidiyor. Seks özgürlüğüne inanıyor gibi görünseniz de, lafta, doğru değil. Fantezileriniz ve seksüel enerjiniz tükenecekmiş gibi durmuyor. Birlikte olduğunuz insanı çocuk gibi koruyup, kolluyorsunuz. Ama onun bundan sıkılabileceğini hiç düşünmüyorsunuz.
N: Sizi yakından tanıyanların asla inanmadığı iki sıfatınız var: Masum ve çekingen. Bu sadece dış görünüşünüz. Son derece aldatıcı. Seks konusunda çok yeteneklisiniz. Sekste tekdüzeliğe asla tahammülünüz yoktur. Maalesef mükemelliyetçisiniz. Bu yüzden de sizin standartlarınıza uygun birini bulmanız çok zor oluyor.
O Ö: Oooo sekse çok düşkünsünüz! Ama biraz da çekingensiniz. Enerjinizi başka alanlara yönlendirmeniz bu yüzden. Para ve güç sizin için çıkış yolu. Düşkün olmanıza rağmen seksi ciddi bir iş gibi görüyorsunuz, karşınızdakini de seksüel bir obje gibi. Bu yüzden itirazlar geliyor.
P: Sizin için hayatın anlamı sosyal statü. Biriyle birlikte olabilmeniz zor. Çünkü eli yüzü düzgün olmayan biri sizin statünüzü düşürür. Üstelik çok da zeki olmalı çünkü siz tartışmadan duramazsınız. Bu sizin için bir ihtiyaç!
R: Birlikte olmak için en iyisi kendinizi kopyalamanız olurdu. Çünkü sizin tıpkı kendiniz gibi birine ihtiyacınız var: Entelektüel ve zeki. Akil sizin için fiziksel güzellikten daha önemli. Ama bu seksin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Eşiniz yatakta etkili değilse, öğretmekten, zevk alırsınız.
S Ş: Gevezesiniz. En büyük zevkiniz konuşmak. Esiniz dinlemekten hoşlanmıyorsa yandınız. Eş değiştirmek zorundasınız. Çünkü konuşmak sizin için bir ihtiyaç. Hayatınızdaki her şey derli toplu olmalı. Uyumsuzluk ve karmaşadan nefret ediyorsunuz. Siz her şeyi kontrol etmek istiyorsunuz. Çok flört ediyorsunuz. Sizin için flört seksten önemli. Ama bir kere kalbinizi kaptırmaya görün, dünyanın en sadik insani oluverirsiniz. Size uygun sevgili bulamazsanız, iyi bir kitapla da idare edebilirsiniz.
T: Tam bir romantik. Aşka düşkünsünüz. Flört için ideal bir tipsiniz. Aşık olduğunuzda romantiksiniz ve bu yüzden de kırılgansınız. Ufak bir aksilik ayaklarınyn her şeyi yapabilirsiniz. Ama unuttuğunuz bir şey var her şeyiızın yere basmasını sağlar. Anında gerçekçi olursunuz.
U Ü: Tam bir paradoks. Aşık olduğunda gerçekçi, aşık olmadyn duygusudur. Seks ise sadece doyurulması gereken bir ihtiyaığı zamanlarda aşka aşık bir tip. Her zaman değer verecek birini arar. Sevmek için yaratılmıştır. Sevgilisini her şeyin üzerinde tutar.
V: Sizden adam olmaz, her zaman özgürlük ve heyecan peşindesiniz üstelik gizemli insanlar ilginizi çeker, sizi büyüler. Ya yaşça büyük ya da küçük insanların peşinde koşarsınız. Bu yüzden bütün ilişkileriniz tehlikelidir.
Y: Bağımsızlık, sloganınızdır. Biriyle olmanız zor, haliyle. Her zaman kendinizi ispatlamak zorundasınız. Özellikle sevgilinize karşı. Ya o da kendini ispatlamaya kalkarsa? Ama Allah için son derece açık ve çekici bir insansınız. Sekse önem veriyorsunuz. Ama para daha önemli. Ne ayıp!
Z: Aşkın acı çekmek olduğunu artık biliyorsunuz. Samimi, hassas, duygusal ve hayalperestsiniz. Başı dertte olan insanlar için, sizden daha iyi biri bulunamaz. Üstelik her zaman da sevgilinizin kurtarıcısısınız. Ama paylaşmaktan çok hoşlanmıyorsunuz. Özel hayatınızı, sırlarınızı kendinize saklıyorsunuz. Belli olmasa da seksi seviyorsunuz. Evlenmek zorundasınız yoksa yapamazsınız”
Devamını Oku...

Evlilik Teklifine Evet Demeden Önce Bir Daha Düşünün

Yazar fotoahmet 0 yorum
Evlilik Teklifine Evet Demeden Önce Bir Daha Düşünün.

Evlilik Teklifine Evet Demeden Önce Bir Daha Düşünün – Evliliğinizin kısa sürmemesi için aynı yastığa baş koyacağınız kişiye evet demeden önce biraz düşünüp öyle karar vermelisiniz.
Sadece aşık olmanız ömür boyu mutlu olacağınız anlamına gelmiyor, karşınızdaki kişi ile yıllarca aynı yastığa baş koymak istiyorsanız kendinize şu soruları sorun.
İş hayat arkadaşını seçmeye geldiğinde kimse bu kişi konusunda hata yapmak istemez. Aşk iki insanın bir araya gelmesi için en doğru neden gibi gözükse de bir evliliği sürdürmek adına bu duygunun yanında birçok farklı desteğe daha ihtiyaç vardır. Günümüzde artan boşanma oranları da bunu göstermiyor mu? Hayatınızı birlikte geçireceğiniz kişiyi bulduğunuzu düşünüyorsanız aşağıdaki soruları kendinize sorun.
Ortak amacınız var mı?
Evleneceğiniz insanla birlikte olduğunuz süre boyunca nasıl vakit geçirmeyi düşünüyorsunuz? Örneğin onunla sadece seyahat edip, yemek yiyip birlikte yürüyüş yapmayı mı? Hayat sadece bunları yaparak geçmez. Bunlardan daha derin ve daha anlamlı bir şeyler paylaşmalısınız. Hayatı birlikte de yaşayabilir, ayrı ayrı da takılabilirsiniz. Bu sizin seçiminiz.
Güveniyor musunuz?
Bu soru ilişkinizin kalitesiyle doğrudan bağlantılıdır. Güven bir ilişkinin temel besinidir. Siz evlenmeyi düşündüğünüz bu kişiye duygularınızı açacak ve fikirlerinizi özgürce paylaşacak kadar güveniyor musunuz? Bu soruya cevap verirken kendinize mümkün olduğu kadar dürüst olmaya çalışın.
İyi tanıyor musunuz?
İki çeşit insan vardır: Birincisi kişisel gelişimine önem veren, ikincisi ise sadece rahatını düşünen. Rahatına düşkün olanlar maddiyata çok önem verir. Evlenmeyi düşündüğünüz kişinin hayattaki duruşuna çok dikkat edin.
Rahatına düşkün olan kişiler genellikle ‘ben merkezli’ olurlar. Önce kendilerini düşünürler oysa evlilik iki kişinin ortak yarattığı bir kurumdur. O yüzden bu konuya özellikle dikkat ederek ‘Evet’ deyin.
Diğer insanlara nasıl davranıyor?
Sevdiğiniz kişi etrafınızdaki insanlarla bir şeyler paylaşmaktan zevk alıyor mu? Yoksa aksine onların yanında içine mi kapanıyor?
Arkadaşları ya da ailesi için özveride bulunmayan, onlarla maddi-manevi birtakım şeylerini paylaşmaktan kaçınan kişiler sizin için de aynı tutumu sergiler. Örneğin onun iyi davranmak zorunda olmadığı kişilere (garson, şoför vs.) nasıl davrandığına dikkat edin. Davranışlarını birlikte olduğunuz zamanlarda iyice gözlemleyin. Unutmayın başkalarına kötü davranan birinin yarın öbür gün sizi de üzebilme ihtimali yüksektir.
Devamını Oku...